Yavuz Özer-Kırgizistan Tanrı Dağları Fotoğraf Projesi

0 Shares

Takipçilerimizden Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Yavuz Özer, Kırgizistan Tanrı Dağları Fotoğraf Projesi ile karşımızda. Blogumuzda ilk defa gösterilen bu çalışmayı nasıl yaptığına dair yazıyı kendisinden dinliyoruz:

Merhaba,

Fotoğraf çekmek için dünyanın en güzel yerlerinden biri olan Kırgızistan’da kapsamlı fotoğraf  projemi nihayet 2012 Temmuz ayında gerçekleştirdim. Toplamda 3.000’den fazla fotoğraf çektim, bu fotoğrafların işleme, kategorize edilme işlemlerini henüz yeni tamamladım. Hatta hala tamamlamak için uğraşıyorum. (Masa başı çalışmanın, bir ayımı geçirdiğim bu dağlardaki emeğimden daha yorucu olduğunu da yeni yeni anlıyorum)

Önceden hem karayolu ile hem de iki pervaneli, 1940’lı yıllar yapımı Topolov marka Rus uçakları ile geçebildiğim Tanrı Dağları’nın (Tien Shan), oradan geçme şansı bulan amatör /profesyonel herkese, fotoğraf çekme duygusu yaşatacağına inanıyorum. İlk kez 7 sene önce geçtiğim Himalayalar’ın uzantısı bu dağlarda sadece fotoğraf çekmek için dolaşmak, ekipmanımı alıp, göçebe Kırgızlar’ın çadırlarında kalarak Bişkek’ten, Celalabad ve Oş’a gitme tutkusu geçtiğimiz Temmuz ayına kısmet olabildi.

Tanrı dağları, Kırgızistanı adeta ikiye bölen bir istikamette uzanıyor, ve bu dağların ayırdığı iki bölgenin en büyük şehirleri olan Bişkek’ten Oş şehrine bu yolculuk yaklaşık 1.000 km sürüyor.

Bu projede sinema televizyon bölümü 1. sınıf öğrencim Manas Khaldarov bana asistanlık yaparak büyük bir katkıda bulundu. Öncelikle ekipmanımı hazırladım: 5D Mark II, 24-105 kit lens, Tamron 70-300, Canon 50mm 1.4 lenslerle birlikte, Canon 580 EXII Flaş, bir Canon HD Kamera, tripodlar, çantalar, UV, Polarize’nin yanısıra farklı renklerde filtreler, özellikle en çok ihtiyacım olan yedek batarya ve piller ile birlikte çok ağır yükümüz için bu yolculukta kaçınılmaz olan tek bir şey vardı: Bu dağ yollarını aşabilecek güçlü bir arabayı, bu yolları iyi bilen sürücüsüyle birlikte kiralamak.

Bişkek otogarından uygun bir Mercedes bulduk. Bu yollarda ömrünü geçirmiş bir Kırgız’ı, Kırgızistan için oldukça yüksek bir ücrete ikna ettik. İstediğimiz zaman duracak, sabırlı olacak ve yolculuğun bitmesi için acele etmeyecekti.
Gerçekten de beklediğimizden iyi bir performans gösterdi ve bu sayede, zirve noktalarda, yaylalara çıkmış göçebe Kırgız’ları fotoğraflamak, ‘Bozüy‘ denilen Kırgız çadırlarında, kekik yaylalarında beslenen ve bildiğimizden çok farklı, daha yağlı ve tatlı olan kaymak ve sütlerin tadına bakmak fırsatı bulduk. Katkısız, halis, ve gerektiği gibi bekletilmiş, sert ve yakıcı kımızın tadına doyamadık. Ayrıca, Kırgızistan’da sadece önemli konuklara ikram edilen ve en değerli et olan at etinin, ekşimsi tadı bizi bulunduğumuz atmosfere motive etti.

Zirveler boyunca, özgür atların, binlerce sürülük inek, koyun ve bir çeşit manda-buffolo karışımı olan Topoz ve Yak sığırlarının bir fon oluşturduğu yaylalarda, insan ve doğa fotoğrafları çektim. Manas, video kamera ile tüm yolculuğu belgeledi. Tanrı dağlarında geçen bir yol hikayesini anlatan uzun metraj senaryomu süsleyecek veriler kazanmaya çalıştım.

Nihayet yolculuğumuz, Oş şehrinde tamamlandığında, hissettiğim şey, 5.000 metrelik zirvelerin ve yakıcı kekik kokusunun (Manas alışkındı) bendeki sarhoşluk etkisiydi. Ancak bir günlük dinlenmenin ardından, aynı yolu bu kez yalnız olarak kat ettim. Gelirken mola verme imkanı bulamadığım diğer göçebe obalarında molalar vererek, Kırgızlarla tanıştım, bol bol fotoğraflar çekip, bol oksijen, yakıcı kekik, at eti, kımız, kaymak birlikteliğini bir fotoğraf enerjisine dönüştürmeye çalıştım.

Tekrar Bişkek’teydim, artık Tanrı dağları geride kalmıştı, ancak Kırgızistan’da daha üç haftam vardı ve fotoğraflanacak yeni projeler: Ala-Too sıradağları, Issık Göl ve onun çevresindeki şehirler (Balıkçı, Tokmok), 5.000 metre zirvede sessizliğin ve sakinliğin dünyadaki ender merkezlerinden olan ‘Son Göl‘(Kırgızca’sı Son Göl’ dü ancak İngilizce tabelalarda ‘Song Göl’ olarak çevrilmişti.), doğal kür merkezi Tuz Göl, eşsiz doğasıyla Kara Göl…Daha birçok yer Asya’nın ortasında, dünyanın çatısına yakın bu bölgelerde  Kırgız çadırında kalıp, Moskeviç 412, Ciguli, isimli Sovyet arabaları (Maşinaları) ile yol almak, sadece doğanın değil, sıcak insanların da fotoğrafını çekmek, Temmuz ortasında kar altında olmak, fakat ismi gibi sıcak olan (Issık Kırgızca Sıcak anlamında) Issık Göl’ün temiz sahillerinde denize girmek (Issık göl, Asya’nın denizi olarak kabul edilmektedir. Neredeyse bir iç deniz kadar büyük bir alanı kaplaması, kumsalları, uzun sahilleri ve durgun suyu ile bu sıfatı hak ediyordu), tüm bu üç bin fotoğraf ile Türkiye’ye dönmek benim için büyük bir tecrübeydi.

Kırgızistan 2012 fotoğraf projemi tanıtmak için Seçtiğim bazı fotoğraflardan oluşan 3 dakikalık bir video klip hazırladım. Bu projemi tanıtımı amacıyla bu video klip ilk kez fotografiumda yayınlanmaktadır.

Kuzey Finlandiya Ravoniemi şehrinde Lapland Üniversitesi etkinliğinde gösterilecek olan projem bu etkinlik öncesinden ilk kez fotografium.com adresinde yayınlanmaktadır. Video klibim ve tabii ki fotoğraf projem için olumlu/olumsuz tüm yorumlarınız beni memnun edecektir.

24 Kasım – 7 Aralık tarihlerinde Helsinki’den başlayacak ve ‘Güneyden Kuzeye Finlandiya’da Kış Yolculuğu’ temasını içeren yeni fotoğraf projemi tekrar sizlerle paylaşmak dileğiyle.

Tüm fotoğraf projelerimi:

facebook.com/yavuzozerphotography

www.yavuzozerphotography.com

adresinden takip edebilirsiniz.

Yavuz ÖZER

 

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x