Connect with us

Teknik Bilgi

Otomatik Netleme Nasıl Çalışıyor?

Makinelerimizin gelişmesiyle beraber netlemeler, netleme sistemleri, lenslerin yapıları da değişiyor.
Yeni başlayan çoğu kullanıcı bunu farkında bile olmadan otomatik olarak yaparken ileri düzeyde kullanıcılar netledikleri yerleri kendileri seçerek daha yaratıcı olabiliyorlar. Şimdi bu yazımızda netlemenin teknik olarak nasıl olduğunu inceleyeceğiz.

Otomatik Netleme Nasıl Çalışır?

Otomatik netlemenin nasıl çalıştığı konusu teknik olarak biraz karmaşık.  Ancak emin olduğum bazı noktalar var. Bunlardan bazıları şunlar;  AF’ın hızlı bir şekilde gerçekleşmesi, kontrastla bağlantılı.  Örneğin;  f/2.8 diyaframa  sahip  bir  lenste  odaklama  daha  tutarlı  iken  daha  yavaş  lenslerde  bu pek  mümkün  değil.  Bunun  yanında  SigmaTamron  gibi  markaların  ürettiği  lenslerde  bu  tarz  sorunlarla daha fazla karşılaşabilirsiniz. İnternette bu konuyu araştırdığınızda kafası karışmış bir süre insan göreceksiniz, çünkü üreticilerin bu konularda yazmış olduğu yazılarda detaylar çok az veriliyor. Yani üreticiler de nasıl çalıştığını anlatmaktan çok diğerlerinden ne kadar iyi olduklarını anlatıyorlar.

AF: Otomatik netleme olarak yazımızda geçecektir.

Gelin şimdi sizlerle birlikte SLR’lerin sahip olduğu iki farklı autofocus sistemini inceleyelim;

Kontrast Odaklı Netleme

Fotoğraf makinemiz ilk önce sensörde görüneni histogram aracılığı ile değerlendirir, lensimizi hareket ettirir ve bir  kez  daha  değerlendirme  yapar.  İkinci  kez  değerlendirme  yapma  sebebi  ise  kontrast  değerlerinde  bir değişiklik olup olmadığını görmek içindir. Eğer kontrast değerleri artmışsa, lensi aksi yönde hareket ettirir. Bu süreç  kontrast  değerlerini en  yüksek  seviyeye  getirene  kadar  tekraranan  bir  şekilde  devam  eder.  O  halde  tam anlamıyla  odaklanmıs  bır  fotograf,  kontrast  değerlerinin  en  yuksek  seviyede  oldugu  fotoğraftır,  yargısına varabiliriz.

Eğer  fotoğraf makineniz  liveView  özelliği sahipse bu ekranda histogramı  görebiliyorsanız,  manuel  netleme özelliği  ve histogramı  kullanarak  istenilen  odaklamayı  histogramda  gördüğünüz  kontrast değerleri  sayesinde elde edebilirsiniz.

Unutulmaması  gereken  nokta  ise,  kontrast  odaklı  otomatik  netlemede  sensörün  sadece  küçük  bir  alanının algılayıcı  tarafından  algılandığı  ve  ona  göre  odaklama  yapıldığı,  sensörün  tamamının  kullanılmadığıdır.

Buradaki  amaç  sadece  odaklamak  istediğiniz  alan  üzerinde  değerlendirme  yaparak  odaklamayı  sağlamak, tüm fotoğrafın kontrastını değerlendirmeye almayarak odaklama süresini kısaltmaktır.

Dezavantajlar

Otomatik  odaklama  sisteminin  yavaş  çalışmasıdır. “Hareket  et-  değerlendir-  hareket  et-  değerlendir”  gibi  bir aşama zaman kaybettiren bir süreçtir. Odak kaçırma halinde yukarıda yaşanan süreç  en baştan başlayacak ve zamanı kaybı daha da artacaktır. Bu yüzden bu tarz bir odaklama sistemi aksiyon ve spor fotoğra?arı çekmek isteyen  biri  için  kaçınılması  gereken  bir  tarz. Yavaş  netleme  aynı zamanda still life ve  portre  fotoğrafçıları için çekilmez bir hal alabilir.

Avantajlar

En büyük avantaj sistemin basit olması. Basit  olması  sebebiyle  maliyeti  düşük  ve  bu  yüzden “basçek ” makinelerde  kullanılıyor. Ayrıca “basçek” makinelerde  alan  derinliği ön planda olduğu için, tutarlı bir netleme  çok da önemli olmayabiliyor.

Basit  olması  boyutların  da  küçük  olmasına  imkan  tanıyor.  Aynasız  sistemlerin  önceliği  boyutların  mümkün olduğunca  küçük  olmasıdır.  Kontrast  odaklı  netleme  sistemeleri  ekstra  ışık  yollarına,  prizmalara  ve  aynalara ihtiyaç  duymaz.  Tüm bunlar  piyasaya  sürülen  değişebilir  lensli  makineler-kontrast  odaklı  netleme  yapabilen- için kritik bir öneme sahiptir.

İkinci avantajı ise, kontrast odaklı değerlendirmenin, sensörün kendisini kullanmasıdır. Bunun dışında ayrı bir prizma  veya  ışık  yolu  bulundurmamasıdır.  Tüm  bunların  yapabileceği  işi  sensör  zaten  kendi  başına yapabilmektedir. Olympus ve Sony ‘nin aynasız olmayan modelleri “canlı/eşzamanlı görüntü-live view-” ve kontrast değerlendirmesi sağlayabilmek için daha küçük sensör ve ayrı bir ışık yolu kullanırlar.

Özet olarak kontrast değerlendirme yöntemi daha basit, küçük ve teoride daha tutarlıdır. Ancak tek kötü olduğu nokta  yavaş olmasıdır.  Fotoğraf  makinesi  üreticileri  bu  yavaşlığı  gidermek  için  çalışmalarını  sürdürmektedir ancak yakın gelecekte bu konuda önemli bir gelişme yaşanması beklenmemektedir.

Bölgesel Algılama Yöntemiyle Odaklama

Bu  yöntem  1970  yılında  Honeywell  tarafından  yaratılmıştır.  İlk  ve  yaygın  olarak  Minolta  Maxxum  7000’de kullanılmıştır. Honeywell telif hakları nedeniyle Minoltaya dava açmış ve kazanmıştır ve bu yüzden bu sistemi kullanmak isteyen şirketler Honeywell’e ödeme yapmak zorunda kalmıştır.

Bölgesel  algılama  yöntemi,  temel  olarak  odaklanan  bir  noktaya  gelen,  eşit  dağılım  gösteren  ışınların  lensin tam  tersi  alanları  aydınlatacağı  üzerine  kurulmuştur.    Şu  şekilde  açıklayabiliriz,  eğer  lensimiz  önde  veya arkada odaklama yaptıysa, köşelerdeki ışınlar farklı alanlara dağılabilir ve bu yüzden ışınlar istenilen bölgenin dışarısında kalır.

İçeride  mi  dışarıda  mı  kaldığına  karar  vermenin  birkaç  yolu  var.  En  güncel  sistemler,  aynalar,  lensler  ya  da prizmaların kullanılmasını içerir bunu yapma sebepleri ise köşelere dağılan bu ışınları toplayarak belirli bir ışık yolu içerisinde hareketini sağlamak ve odaklamayı gerçekleştirmek.

Autofocus sensörü köşelerden sızan ışınların nereye vurduğunu belirten bir sinyal üretir. Eğer fotoğrafımız tam olarak odaklanmış ise, köşelerden  sızan ışınlar sensöre eşit aralık ve mesafede vuracaktır. Eğer lensimizi ön ve arka tarafta odaklanmış ise, bu ışınlar karşıt açılardan vurduğu için ya birbirine çok yakın ya da biribirine çok uzak iki ışın yolu oluşturarak sensöre vuracaktır.

Aşağıda bunun bir örneğini görebilirsiniz;

Bu sadece basitçe çalışma yöntemini gösteren bir tablodur.


Otomatik Netleme Nasıl Çalışıyor?Yukarıda  da  görüldüğü  üzere  bu  yöntem  makinemize  lensimizin  objeyle  sağladığı  odağın  çok  mu  yakın  çok mu  uzak  olduğunu  söyleyebilmesidir.  Kontrast  odaklı  değerlendirmede  karşılaştığımız  ilk  dezavantajın  şuan itibariyle  üstesinden  gelmiş  bulunmaktayız.  Önceki  sistemde  bir  ileri  bir  geri  yaparak  karar  vermeye  çalışan sisteme, bu yeni sistemimiz direk olarak “ileri veya geri ” diyebilmektedir.

Autofocus  özelliğe  sahip  tüm  lensler  bir  çipe  sahiptir  ve  bu  çip  makinemize  zaten  ne  yapması  gerektiğini  az çok söylemektedir. Butona yarım bastığımızda birden fazla aşamadan geçilmektedir;

–  Makinemiz  bölgesel  algılama  sensöründeki  bilgileri  okur,  programlanmış  olan  çiplerin  içinde  bulunan bilgiler- üretici ?rmaların lenslerin içine kodladığı bilgiler- yoluyla hesaplamalar yapar ve bu doğrultuda lense sonsuz sembole doğru şu kadar daha ilerle gibisinden bir komut verir.

–  Lensin  içerisinde  bir  sensör  vardır  ve  çiple  birlikte  ön  elementin  ne  kadar  hareket  ettiğini  ölçer  ve  kamera sinyal gönderir. Örneğin”neredeyse istenilen noktadasın” gibi.

–  Makinemiz  bazı  durumlarda  tekrar  tekrar  kontroller  yapar  ve  bazı  ufak  tefek  değişiklikler  sağlanması gerebileceği bilgisini gönderir, bu sayı bazen 3 bazen 4 bile olabilir. Ne zaman ki istenilen odaklama sağlanır kontroller o zaman biter.

– Makinemiz odağı yakaladığında, lense hareket etmemesini, daha sonra bir “bip” sesi ve ışık sinyali- hepimizi mutlu eden ses ve ışık:) – ve sonunda fotoğrafımızı çekiyoruz.

Sistem Düzeneği

Şurası açık ki otomatik odaklama sisteminin sensörün  önünde  olması  pek  mümkün  değil.  O  yüzden üreticiler  otomatik  odaklamayı  sağlamak  için  sensör  üzerinde  kısmi  geçirgen  bir  alan  yaratarak  ışığın  bu bölgeden  geçmesini  ve  ikinci  bir  ayna  yardımıyla  otomatik  odaklama  sistemine  ulaşmasını  sağlar. (Şekil 2) genellikle ayna kutusunun altında bulunur. (Şekil 3) ise poz ölçerle yanyana bulunmaktadır.

Şekil 2: Işığın otomatik netleme sensörüne olan yolculuğu

Şekil 3:Otomatik netleme sensörünün yeri (Kırmızı okla gösteriliyor) (Makine Canon 5D)

Otomatik Netleme Nasıl Çalışıyor?

Sensör Çeşitleri

Her bölgesel odaklama sensörü sadece fotoğrafın ufak bir bölümünü değerlendirmeye alır. Yatay sensörler en iyi dikey yapıda olanları ölçer. Birçok fotoğrafta dikey özellikler ağır basar ve genel olarak yatay sensörler daha üstün pozisyon almaktadır.

Bazı otomatik odaklama sensörleri- merkez odaklı olanlar- daha tutarlı ve daha hızlı sonuçlar verebilmektedir. Bu tarz yüksek tutarlılık kat sayısına sahip lensler genellikle diyaframın f/2.8 ve daha açık olduğu aralığa sahip lenslerdir.

Şekil  4’te sensör şekillerini H şeklinde görebilirsiniz.  Çoğu zaman doğru odaklamayı sağlayan sensörler f/2.8 ve daha açık diyaframlarda çalışır. Genel  bir  kural  söylemek  gerekirse,  yeni  ve  yüksek  teknolojiye  sahip  ürünler  daha  çok  sensörü içlerinde barındırır ve daha fazla sensörde daha tutarlı odaklama yapmamıza imkan tanır.

İlk  otomatik  netleme  sistemlerinde,  sadece  bir  sensör  vardı  ve  o  da  fotoğrafın  tam  orta  noktasında  idi. Teknolojinin  getirdiği  değişim  içerisinde  bu  makinelerin  içlerine  daha  fazla  sensör  koyulabilmesi  yolu  açıldı.

Günümüzde  çoğu  fotoğraf  makinesi  en  az  7  ya  da  9  en  çok  ise  52  farklı  sensörü  içinde  barındırabilir durumdadır. İstersek birini istersek grup şeklinde bu sensörleri seçerek odaklama işlemini gerçekleştirebiliriz ya da makinemizin bizim için otomatik odak noktası seçmesine bile izin verebiliriz.

Diyaframın Etkisi

Sensör  tipimiz  ne  olursa  olsun,  f/1.8  gibi  bir  diyaframda  daha  tutarlı  sonuçlar  alacağımız  kesin.  Unutmayın, otomatik odaklama esnasında makinemiz otomatik olarak en açık diyaframa gider ve daha sonra sizin seçmiş olduğunuz  diyafram  seviyesine  geri  döner.  Tüm bunlar  perdenin  tam kapanması  sürecine  kadar  gerçekleşir.

Aşağıda görünen sistemde f/4(kırmızı) ya da f/5.6(Sarı) değerinde bir diyaframa sahip lense kıyasla f/2.8 diyaframdaki bir lens’e(mavi) ışınlar daha geniş bir açıdan girmektedir. Bu yüzden f/5.6 değerinde bir lense telekonverstör taktığımızda lens otomatik odaklamayı bırakır çünkü o değer çeviri ile birlikte f/8 ya da f/11 gibi bir değer haline gelmiştir.

Avantajlar

– Oldukça hızlı ve ayrıca hareket eden cisimler için yeteri kadar tutarlı ve hızlı.

– Sensör sayesinde hareketi algılayabilir ve ona göre bir değerlendirme yaparak odaklamayı gerçekleştirir.- Al servo bundan ibarettir aslında-

Dezavantajlar

–  Öncelikle  ?ziksel  bir  ayarlama  yapılması  söz  konusu.  Işık  yolu  ile sensör,  odaklama  sistemine  doğru  yol alacak  şekilde  ayarlanmalı,  dizayn  edilmeli.  Daha  önce  bahsettiğimiz  gibi  lenste  bulunan  çip  makineye  ne kadar ilerlemesi  veya gerilemesi  gerektiğini  söyler ve bunun  yapabilmesi  için de lens üzerinde ?ziksel bir düzenleme  şarttır. Sıcak veya soğuk dolayısıyla oluşan en ufak bir değişim odaklamanın tutarsız olmasına sebep olabilmektedir.

–  Bu  sistem  aynı  zamanda  yazılımsal  anlamda  da  ayarlamalara  ihtiyaç  duymaktadır.  Üreticiler  lensleri oluştururken  karışık  algoritmalar  ve  veritaban  tablolarını  programlarlar  ve  lenslerin  içinde  bulunan  çiplere yerleştirirler ki bunlar  bizlerin ulaşamayacağı özel bilgilerdir. Her makine hangi  lensle tam olarak ne kadarlık bir mesafede hareket sağlayabileceğini  bilir. Ne kadar  mesafede ne kadar ileri, ne kadar  mesafede ne kadar geri  gitmesi  gerektiği yapım  aşamasında  bu  lenslerin  içerisine  kodlanmıştır.  Bu  yüzden  otomatik  odaklama  sistemleri bazen yazılım güncellemesi ile geliştirilebilir. Tüm bu güncellemeler yeni algoritmalar içermektedir.

–  Diyafram da  bu  sistemin  tutarlı  çalışmasını  sağlayabilen  ana  etkenlerdendir.  f/1.8  gibi açık diyaframdaki lensin netlemesi f/5.6 gibi düşük değerdekinden daha tutarlı olacaktır.

Bu sistemde sensörler fotoğrafı çektiğiniz anda çalışmalarını durdurur ve ayna eski normal halini alana kadar geçen  sürede  yeniden  çalışmaya  başlamazlar.  “LiveView”  modda  iken  bu  sistem,bu  yüzden çalışmamaktadır.

Live View

Daha  önce  bahsettiğimiz  gibi  Sony  ve  Olympus  ışınların  bir bölümünü  vizöre  bir  bölümünü  ise  sensöre ayırabilecek  bir  sisteme  sahip. Bu  sistem  ise  live view  modda  iken  makinenin  bölgesel odaklama sistemini kullanmasına imkan tanır. Ancak bu süreçte tutarlı bir odaklama yapabileceğiniz garantisi verilmemektedir.

Canon  ise  yarattığı  sistemde  kısmi  olarak  bölgesel  odaklama  ve  bunu  takip  eden  süreçte  kontrast değerlendirme  yoluyla  odaklama  sistemini  kullanarak  bir  adım  daha  öne  çıkmış  durumdadır.  En  azından durağan ya da makro çekimlerde avantaj sağlayabilir. Nikon ise sensör üzerindeki belirli piksellerin bölgesel odaklamada  kullanılabileceği  üzerine  bir  patent  başvurusu  yapmıştır.  Bu  tüm  bu  sistemlerin  önüne geçebilecek bir gelişme olabilir.

Bekleyip göreceğiz. Aslında açık olan  bir şey var o da değişen  zamana ayak uyduran bir otomatik odaklama sistemi. Bu değişimlerin evrimsel değil devrimsel olması umuduyla gelişmeleri izliyoruz.

Continue Reading
Click to comment
Subscribe
Bildir
guest
0 Comments
Inline Feedbacks
View all comments

More in Teknik Bilgi

To Top
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x