Connect with us

Genel

Makro Fotoğrafçılığa Başlarken | Petar Sabol

Fotoğrafçı olmanın en tatmin edici taraflarından biri, dünya görüşünüzü geniş bir kitleye göstermektir. Bu, inanılmaz bir yer veya muhteşem bir gün batımı olabilir veya Petar Sabol gibi, insan gözüyle görülemeyecek ayrıntıları ortaya çıkarmak.

Petar, makro böcek fotoğraflarını diğer yaban hayatı çekimleri gibi görüyor; bu yüzden fotoğrafların hepsi dışarıda, böceklerin doğal ortamında çekilmiş. Bu fotoğraflar son derece zor olabiliyor; onca teknik fotoğraf bilgisine sahip olmanın yanı sıra nesneye en uygun nasıl yaklaşılacağını bilmek için de sahada kapsamlı çalışma yapmak gerekiyor, özellikle de böceklerin göz açıp kapayana kadar hareket edebilecekleri düşünülürse.

Petar’ın verdiği belki de en önemli tavsiye, güneş doğarken çekim yapmak.

“Böcekler soğuk havada pek hareket etmezler. Gece boyunca neredeyse kış uykusuna benzer bir hale bürünürler. Güneş onları ısıtana kadar da hareket etmeye başlamazlar. Güneş doğmadan önce sahada olup çekimlerim için hazırlık yapmam gerekir. Işık geldiğinde hazır olmalıyım.”

Fotoğraflayabileceğiniz uygun bir nesne bulduğunuzda, işiniz daha yeni başlamış olur. Arka plan ve ışık, portre çekimindeki kadar önemlidir. Petar, nesnenin etrafında gezinmenizi, sadece nesnenin en iyi açısını aramakla kalmayıp arka planı da göz önünde bulundurmanızı tavsiye ediyor.

“Nesnenin etrafında gezinirsem bambaşka bir arka plan ve renk elde edebilirim. Çimenlerdeki sabah çiyi gibi şeylere de bakıyorum. Gün ışığı olduğunda, minik su damlacıkları arka planda muhteşem bir dairesel bokeh oluşturabiliyor; bu yüzden kompozisyona eklemek için böyle şeyler de arayın.”

Kit konusunda, Petar farklı lensler kullanıyor ama nesnenizden daha uzakta durabilmenizi sağlayacağı ve dolayısıyla korkutma olasılığınızı düşüreceği için uzun netleme uzaklıklarını öneriyor.

Petar, 42,4 megapiksel sensör bolca ayrıntı sunduğu için makro fotoğraflarında Sony α7R III kullanıyor. Ama çözünürlük tek faktör değil. Ayna olmaması ve elektronik deklanşör kullanma seçeneği sayesinde, DSLR fotoğraf makinelerinde görüntü kalitesini etkileyen ufak titreşimler olmuyor.

“Her zaman manuel netleme yapıyorum ve α7R III’ün Netleme Yükseltme özelliğini kullanıyorum, sonra karenin sadece bir kısmını büyütmek ve tam istediğim netleme noktasını bulmak için Netleme Büyütme özelliğini kullanıyorum. Eğilebilir ekran, bunları yapmama çok yardımcı oluyor; özellikle de garip bir açıdan çekim yapıyorsam.”

Temel tekniklerde uzmanlaşmışsanız “netleme istifleme” yöntemini denemeye hazır olabilirsiniz. Bu teknik, Petar gibi makro fotoğrafçıların alan derinliğini en üst düzeye çıkarmak için kullandığı bir tekniktir. Nesnenin farklı kısımları netlenerek aynı nesne pek çok kez fotoğraflanır. Bu fotoğraflar, daha sonra yazılımda birleştirilerek önden arkaya nesnenin netlendiği bir fotoğraf oluşturulur. Başlangıçta bu tekniği manuel olarak uygulayabilirsiniz ama bu zaman alan işi halletmenize yardımcı olacak özel ekipmanlar da vardır.

“Elektronik makro raylar ve son derece sağlam bir tripod kullanıyorum. Bu motorlu raylar, fotoğraf makinemi mikron ölçüleriyle hareket ettiriyor. Toplam hareketi ve istediğim adım sayısını ayarlamak için kullandığım bir kumanda var. Her adımdan veya hareketten sonra, fotoğraf makinesi bir fotoğraf çekiyor. Bazen 100-200’den fazla fotoğraf oluyor, işte bu yüzden tamamen hareketsiz bir nesne ve rüzgarsız bir hava gerekiyor. Fotoğrafları çektikten sonra, yazılım kullanarak hepsini bir fotoğrafta birleştiriyorum. Ben özel bir yazılım kullanıyorum ama Adobe Photoshop kullanarak da fotoğrafları istifleyebilirsiniz.”

Petar, ancak bunların hepsi bir araya geldiğinde son fotoğraftan memnun kalıyor ve sözlerini şöyle bitiriyor: “Çok zor bir fotoğrafçılık türü, çok kararlı ve sabırlı olmak gerekiyor ama son fotoğraflar doğayı en saf haliyle gösteriyor.”

Petar bir Sony Europe Görüntüleme Marka Elçisi; diğer çalışmalarına www.sony.com.tr/alphauniverse adresinden ulaşabilirsiniz.

Continue Reading
Click to comment
avatar
  Subscribe  
Bildir

More in Genel

To Top